cialis 20 levitra generico levitra originale viagra senza ricetta Cialis generico cialis originale cialis generico kamagra 100 comprare cialis viagra o cialis levitra generico acquisto viagra cialis senza ricetta

cialis australia levitra australia kamagra oral jelly kamagra australia cialis online kamagra jelly viagra bestellen cialis prijs cialis kopen viagra prijs viagra voor vrouwen kamagra kopen

nike cortez nike air max 2016 polo ralph lauren sale louis vuitton riem nike air max 2016 goedkoop beats by dre kopen nike roshe run timberland schoenen beats by dre goedkoop nike air max goedkoop polo ralph lauren outlet air max goedkoop jordans kopen

 Eceabat ilk ve Tek web sitesine hoşgeldiniz...  
SEYİT ONBAŞI (2) (18 MART ÇANAKKALE ZAFERİ, ÇANAKKALE SAVAŞI, ŞEHİTLER GÜNÜ İLE İLGİLİ TİYATROLAR, PİYESLER, ORATORYOLAR) | Eceabat web sitesi, Eceabat.Gen.TR
Harita
Anasayfa
Forum
    Tiyatro Bölümü
        SEYİT ONBAŞI (2) (18 MART ÇANAKKALE..

 


   SEYİT ONBAŞI (2) (18 MART ÇANAKKALE ZAFERİ, ÇANAKKALE SAVAŞI, ŞEHİTLER GÜNÜ İLE İLGİLİ TİYATROLAR, PİYESLER, ORATORYOLAR)  
splicer
MODERATÖR
Rep 10 [+]
Cinsiyet Bayan
Kıdem Yok
Konular 353
Mesajlar 22
Puan 375

(Kişiler kahvede oturmuş, kendi aralarında konuşmaktadır. )

 

KİRLİ: Yani… ille tutturdun şu piyeste rol alalım diye… bu piyes bizi bozmasın Cengiiz…

 

CENGİZ: Ulan Kirli, hayırlı bir iş için görev aldık işte Allah Allaaah… Hem böyle işlerde gönüllü olmak gerek…

 

KİRLİ: Misal…

 

CENGİZ: Misal Genç Osman…Haa haa haa…

 

KİRLİ: Üff  kaşın gözün oynamasın Cengiz…

 

(O sırada Herodot Cevdet uzaktan görünür.)

 

KİRLİ: Oyy oyy ooyyy.. Alemin Kıralı geliyor açılıınn…

 

H.CEVDET: Kaave milletinin insanlarııı…Selamün alleyküüüm.

 

 (Hep bir ağızdan) –Aleyküm selaaam , derler

 

H.CEVDET: Ulan Taarruz Keçisi; ne dikilyorsun orda onbaşı gibi? Doldursana çayları; milleti şöyle bir çayla bakalım.

 

ÇAYCI: Bütün bardaklar dolsuuun…

 

H.CEVDET: (Kendi köşesine oturduktan sonra) Hani…Onbaşı dedim de aklıma geldi.. Size Seyit Onbaşı’nın kahramanlığını anlatmış mıydım?

 

Hep bir ağızdan: -Haayır anlatmadın… derler

 

H.CEVDET: E o zaman ne duruyorsunuz? Yaklaşın yamacıma da anlatayım.

 

(Etrafına toplanırlar)

 

H.CEVDET: “Şu boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi? En kesif orduların yükleniyor dördü beşi…Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya; Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya…” (Ayağa kalkar ) Mehmet Akif Ersoy (dedikten sonra başıyla selam verip oturur)

 

H.CEVDET: Kardeşlerim! Tarih 18 Mart 1915… Çanakkale Savaşlarının ilk adımı olan bu tarihi hiç unutmam…Nasıl unutulur kardeşim? İtilaf Devletlerinin Donanma gemileri bizim en güçlü bataryalarımız olan Hamidiye, Dardanos, Baykuş, Mecidiye Bataryalarımızı hedef alır. Öyle bir bomba yağar ki Er Rayn’ı Kurtarmak filmi bizimkinin yanında ne ki…

 

CENGİZ: Vay beee…

 

H.CEVDET: Karşılıklı devam eden bombardımanlarda kan gövdeyi götürmektedir. Kafa, kol, gövde, et, tırnak, akciğer, karaciğer, on iki parmak bağırsağı, el, ayak  yayılır vadilere sağnak sağnak. Ortalık ana baba günü…İşte bu hengamede, bugünkü Mecidiyeköy’de; Ali Sami Yen Stadyumunun olduğu yerin yakınında… bizim Mecidiye Bataryasından atılan 28’lik bir top mermisi düşmanın sancak gemisi olan Queen Elizabeth!e isabet eder.

 

KİRLİ: Oyy oyy oyy…

 

H.CEVDET: Sen misin ona bomba atan? Ağır yaralı gemi, Fenerbahçe’den 6 gol yiyen takımın teknik direktörü gibi sinirden adeta kudurur ve bütün namlularını Mecidiye Bataryamıza çevirir. Bütün mermilerini kusarcasına bizim bataryamıza ateşler…

 

KİRLİ: Şerrefsiz gemi…

 

H.CEVDET: Evet… Bataryamız maalesef susmuştur karrdeşim. Toz duman dağılınca tek hayatta kalan Batarya komutanı Yüzbaşı Hilmi Bey, sipere yılmış şehitlerimize bakar…Kahraman evlatlarını kaybetmenin derin hüznü içindedir.

 

(Herkes derin bir sessizlik içindedir. Başlarını öne eğerler. Bir müddet sessizik olur.)

 

H.CEVDET: Kardeşlerim! İşte o esnada bir ses:” Komutanım beni kurtarın” diye bağırır. O sese doğru giden komutan toprağı eşeler. İlk kurtarılan er, Niğdeli Ali’dir. Komutanla Niğdeli Ali, siperlerdeki şehit ve yaralıları toplarken toprak üzerinde dikili duran bir  ayağa rastlarlar.

 

(Herkes kafasını kaldırıp merak içinde Herodot Cevdet’e bakmaya başlarlar.)

 

H.CEVDET: Hemen toprağı kazıp çıkarırlar. Aman Allah’ım, bu kişi; Az sonra bu olayın kahramanı olacak olan Seyit Onbaşı’dır. Bizimkiler, o sırada bir kahramanı kurtardıklarının farkında değildirler kardeşim. Komutan, Seyit Onbaşıyı Niğdeli Ali’ye emanet ederek, yardım çağırmak için oradan ayrılır…. Kardeşlerim! Şoku atlatıp kendine gelen Seyit Onbaşı, arkadaşlarının parçalanmış cesetlerini görünce birden ayağa kalkar ve topa doğru koşar. Niğdeli Ali şaşkındır. Seyit bakar ki top sağlam ama mermiyi kaldıracak olan Vinç bozulmuş. Mermi de tabanca mermisi değil ki kardeşim. Tam 275 kilo…

 

CENGİZ: Yapma beee…

 

H.CEVDET: Evet… İşte o anda vatan , millet, Sakarya, Bayrak, sancak sevgisi ve inancın çelikleştirdiği, yerde duran 275 kiloluk mermiyi Seyit Onbaşı, Niğdeli Ali’nin yardımıyla kucaklar ve havaya kaldırır. Adeta koparma, silme ve dahi toplamda bütün rekorları kırmıştır. Bu manzarayı Halil Mutlu görse halteri bırakırdı kardeşim. 275 kiloluk mermiyi 2 metre yüksekte bulunan topun yanına merdivenlerden çıkarıp, mermiyi namluya sürer ve ateşler. BUUM! (İyice coşar) Aman Allah’ım o da ne, mermi jet gibi gidip, düşmanın Ocean adlı gemisinin bacasından girer kardeşim.

 

ÖLÜ ABİ: Aallaaaah…

 

(Herodot Cevdet dönüp Ölü Abi’yi alnından öper.)

 

H.CEVDET: Bu gemi, o gün batırılan 3 düşman zırhlısından biridir. Bu olay bütün savaş sahalarında yankılar uyandırmış askerlerimize büyük moral kaynağı olmuş; savaşın kazanılmasında önemli bir etken olmuştur.

 

KİRLİ: Oyy oyy oyy..

 

H.CEVDET: Kardeşlerim savaş bizim 3-0 galibiyetimizle sona erdikten sonra, Seyit Onbaşı; o mucize insan sağ salim, vazifesini yapmanın onuru ev göğsünde madalyasıyla köyüne döner. Bu olayı duyan o günün, gazetecisi, magazincisi, televolecisi yani bütün medya mensupları Seyit Onbaşı’yla görüşüp olayı öğrenmek, röportaj yapmak isterler. Eğer Günveren gazetesi o günlerde olsaydı bence kesinlikle en güzel röportajı Günveren yapardı kardeşim.

 

CENGİZ: Haddi bee..

 

H.CEVDET: Bir gazeteci derki “ Onbaşım, Şu top mermisini yine havaya kaldırıp bir poz verinde fotoğrafınızı çekip gazetemizde yayınlayalım.” derler. Ama savaşta bir çam kütüğü gibi kaldırıp namluya sürdüğü mermiyi bu sefer yerinden bile kıpırdatamaz kardeşim… Sonunda gazetecilerin ekmek parasıyla oynamamak, onları mutlu etmek için bir top mermisinin içini boşlattırıp, boş mermi kovanını havaya kaldırıp sırtlar ve o şekilde poz verir. İşte günümüzde  ansiklopedilerde, gördüğünüz, Merhum Seyit Onbaşı’nın resmi o resimdir…

 

KASAP: Aga … kafama bir şey takıldı…

 

H.CEVDET: Buyur kardeşim neymiş kafana takılan? Şapka mı? Ha ha ha…

 

KASAP: Aga… Savaş esnasında kaldırdığı 275 kiloluk mermiyi, daha sonra poz verirken neden kaldıramamış?

 

H.CEVDET: (Biraz düşünür.) Haa bak bu konu bizi aşar. Ehline müracaat etmek lazım. Toplanın millet, tekneye gidiyoruz.(Önde o, arkada diğerleri, kapıdan çıkarlar.)

 

SAHNE 2

 

(Nusrettin Bey, oturmakta; Çırak ayaktadır. Kapı açılır ve içeriye önde H.Cevdet, arkada diğerleri; içeri girerler.)

 

H.CEVDET: Baba, rahasız ettik kusura bakma..Kafamıza bir mesele takıldı. Biz de ehline müracaat edelim dedik ve size geldik.

 

NUSRETTİN BEY: Estağfurullah… Yardımcı olabileceksek.. buyurun neymiş mesele?

 

H.CEVDET: Hani Çanakkale Savaşında Seyit Onbaşı tek başına 275 kiloluk mermiyi kaldırıyor ya; sonra fotoğraf çektirmek için poz verirken neden kaldıramıyor?

 

NUSRETTİN BEY: Haa..(Biraz düşündükten sonra) Aslında bu işin ehli ben değilim, bunu Merhumun kendisine sormak lazımdı ama… Şimdi… Savaşta o mermiyi kendisi için kaldırmamıştı. Vatanımız için, Türk milletinin geleceğini kurtarmak için kaldırmıştı. Onun için; kaldırırken aslında yalnız değildi. Milletimizin duası, şehitlerimizin, kağnısıyla mermi taşıyan Eliflerimizin gücü onunlaydı. Bu sebeple, onların gücüyle kaldırmıştır. Ama daha sonra fotoğraf çektireceği zaman o mermiyi kendisi için kaldırmaya çalışmıştı; o fotoğrafta milletimiz, şehitlerimiz, Elifler, Mehmetler, Şahinler görünmeyecekti.  Bana göre sebep bu..

 

H.CEVDET: Babbaaa… Büyüksün….

 

(Önde H.Cevdet, arkada diğerleri çıkarlar.)

 

ÇIRAK: Usta… Şimdi sen gen çok derin laflar konuştun da ben bir şey anlamadım?

 

NUSRETTİN BEY: Sen boş ver, anlayan anladı.(Çırağa dönüp) Hadi Biz de eve gidelim. Vakit geç oldu..(Çıkarlar.)



imza atmayayım yoksa kalıcı olurum :)


Tarih 15.05.2009 09:36:19
EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

MesajAt | Alıntı Yap | Bilgileri | WebAdresi | Konuları



     
mcht
Normal Üye!
Rep 0 [+]
Cinsiyet Erkek
Kıdem Yok
Konular 0
Mesajlar 1
Puan 1
splicer bunu yazdı
---------------------------

(Kişiler kahvede oturmuş, kendi aralarında konuşmaktadır. )

 

KİRLİ: Yani… ille tutturdun şu piyeste rol alalım diye… bu piyes bizi bozmasın Cengiiz…

 

CENGİZ: Ulan Kirli, hayırlı bir iş için görev aldık işte Allah Allaaah… Hem böyle işlerde gönüllü olmak gerek…

 

KİRLİ: Misal…

 

CENGİZ: Misal Genç Osman…Haa haa haa…

 

KİRLİ: Üff  kaşın gözün oynamasın Cengiz…

 

(O sırada Herodot Cevdet uzaktan görünür.)

 

KİRLİ: Oyy oyy ooyyy.. Alemin Kıralı geliyor açılıınn…

 

H.CEVDET: Kaave milletinin insanlarııı…Selamün alleyküüüm.

 

 (Hep bir ağızdan) –Aleyküm selaaam , derler

 

H.CEVDET: Ulan Taarruz Keçisi; ne dikilyorsun orda onbaşı gibi? Doldursana çayları; milleti şöyle bir çayla bakalım.

 

ÇAYCI: Bütün bardaklar dolsuuun…

 

H.CEVDET: (Kendi köşesine oturduktan sonra) Hani…Onbaşı dedim de aklıma geldi.. Size Seyit Onbaşı’nın kahramanlığını anlatmış mıydım?

 

Hep bir ağızdan: -Haayır anlatmadın… derler

 

H.CEVDET: E o zaman ne duruyorsunuz? Yaklaşın yamacıma da anlatayım.

 

(Etrafına toplanırlar)

 

H.CEVDET: “Şu boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi? En kesif orduların yükleniyor dördü beşi…Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya; Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya…” (Ayağa kalkar ) Mehmet Akif Ersoy (dedikten sonra başıyla selam verip oturur)

 

H.CEVDET: Kardeşlerim! Tarih 18 Mart 1915… Çanakkale Savaşlarının ilk adımı olan bu tarihi hiç unutmam…Nasıl unutulur kardeşim? İtilaf Devletlerinin Donanma gemileri bizim en güçlü bataryalarımız olan Hamidiye, Dardanos, Baykuş, Mecidiye Bataryalarımızı hedef alır. Öyle bir bomba yağar ki Er Rayn’ı Kurtarmak filmi bizimkinin yanında ne ki…

 

CENGİZ: Vay beee…

 

H.CEVDET: Karşılıklı devam eden bombardımanlarda kan gövdeyi götürmektedir. Kafa, kol, gövde, et, tırnak, akciğer, karaciğer, on iki parmak bağırsağı, el, ayak  yayılır vadilere sağnak sağnak. Ortalık ana baba günü…İşte bu hengamede, bugünkü Mecidiyeköy’de; Ali Sami Yen Stadyumunun olduğu yerin yakınında… bizim Mecidiye Bataryasından atılan 28’lik bir top mermisi düşmanın sancak gemisi olan Queen Elizabeth!e isabet eder.

 

KİRLİ: Oyy oyy oyy…

 

H.CEVDET: Sen misin ona bomba atan? Ağır yaralı gemi, Fenerbahçe’den 6 gol yiyen takımın teknik direktörü gibi sinirden adeta kudurur ve bütün namlularını Mecidiye Bataryamıza çevirir. Bütün mermilerini kusarcasına bizim bataryamıza ateşler…

 

KİRLİ: Şerrefsiz gemi…

 

H.CEVDET: Evet… Bataryamız maalesef susmuştur karrdeşim. Toz duman dağılınca tek hayatta kalan Batarya komutanı Yüzbaşı Hilmi Bey, sipere yılmış şehitlerimize bakar…Kahraman evlatlarını kaybetmenin derin hüznü içindedir.

 

(Herkes derin bir sessizlik içindedir. Başlarını öne eğerler. Bir müddet sessizik olur.)

 

H.CEVDET: Kardeşlerim! İşte o esnada bir ses:” Komutanım beni kurtarın” diye bağırır. O sese doğru giden komutan toprağı eşeler. İlk kurtarılan er, Niğdeli Ali’dir. Komutanla Niğdeli Ali, siperlerdeki şehit ve yaralıları toplarken toprak üzerinde dikili duran bir  ayağa rastlarlar.

 

(Herkes kafasını kaldırıp merak içinde Herodot Cevdet’e bakmaya başlarlar.)

 

H.CEVDET: Hemen toprağı kazıp çıkarırlar. Aman Allah’ım, bu kişi; Az sonra bu olayın kahramanı olacak olan Seyit Onbaşı’dır. Bizimkiler, o sırada bir kahramanı kurtardıklarının farkında değildirler kardeşim. Komutan, Seyit Onbaşıyı Niğdeli Ali’ye emanet ederek, yardım çağırmak için oradan ayrılır…. Kardeşlerim! Şoku atlatıp kendine gelen Seyit Onbaşı, arkadaşlarının parçalanmış cesetlerini görünce birden ayağa kalkar ve topa doğru koşar. Niğdeli Ali şaşkındır. Seyit bakar ki top sağlam ama mermiyi kaldıracak olan Vinç bozulmuş. Mermi de tabanca mermisi değil ki kardeşim. Tam 275 kilo…

 

CENGİZ: Yapma beee…

 

H.CEVDET: Evet… İşte o anda vatan , millet, Sakarya, Bayrak, sancak sevgisi ve inancın çelikleştirdiği, yerde duran 275 kiloluk mermiyi Seyit Onbaşı, Niğdeli Ali’nin yardımıyla kucaklar ve havaya kaldırır. Adeta koparma, silme ve dahi toplamda bütün rekorları kırmıştır. Bu manzarayı Halil Mutlu görse halteri bırakırdı kardeşim. 275 kiloluk mermiyi 2 metre yüksekte bulunan topun yanına merdivenlerden çıkarıp, mermiyi namluya sürer ve ateşler. BUUM! (İyice coşar) Aman Allah’ım o da ne, mermi jet gibi gidip, düşmanın Ocean adlı gemisinin bacasından girer kardeşim.

 

ÖLÜ ABİ: Aallaaaah…

 

(Herodot Cevdet dönüp Ölü Abi’yi alnından öper.)

 

H.CEVDET: Bu gemi, o gün batırılan 3 düşman zırhlısından biridir. Bu olay bütün savaş sahalarında yankılar uyandırmış askerlerimize büyük moral kaynağı olmuş; savaşın kazanılmasında önemli bir etken olmuştur.

 

KİRLİ: Oyy oyy oyy..

 

H.CEVDET: Kardeşlerim savaş bizim 3-0 galibiyetimizle sona erdikten sonra, Seyit Onbaşı; o mucize insan sağ salim, vazifesini yapmanın onuru ev göğsünde madalyasıyla köyüne döner. Bu olayı duyan o günün, gazetecisi, magazincisi, televolecisi yani bütün medya mensupları Seyit Onbaşı’yla görüşüp olayı öğrenmek, röportaj yapmak isterler. Eğer Günveren gazetesi o günlerde olsaydı bence kesinlikle en güzel röportajı Günveren yapardı kardeşim.

 

CENGİZ: Haddi bee..

 

H.CEVDET: Bir gazeteci derki “ Onbaşım, Şu top mermisini yine havaya kaldırıp bir poz verinde fotoğrafınızı çekip gazetemizde yayınlayalım.” derler. Ama savaşta bir çam kütüğü gibi kaldırıp namluya sürdüğü mermiyi bu sefer yerinden bile kıpırdatamaz kardeşim… Sonunda gazetecilerin ekmek parasıyla oynamamak, onları mutlu etmek için bir top mermisinin içini boşlattırıp, boş mermi kovanını havaya kaldırıp sırtlar ve o şekilde poz verir. İşte günümüzde  ansiklopedilerde, gördüğünüz, Merhum Seyit Onbaşı’nın resmi o resimdir…

 

KASAP: Aga … kafama bir şey takıldı…

 

H.CEVDET: Buyur kardeşim neymiş kafana takılan? Şapka mı? Ha ha ha…

 

KASAP: Aga… Savaş esnasında kaldırdığı 275 kiloluk mermiyi, daha sonra poz verirken neden kaldıramamış?

 

H.CEVDET: (Biraz düşünür.) Haa bak bu konu bizi aşar. Ehline müracaat etmek lazım. Toplanın millet, tekneye gidiyoruz.(Önde o, arkada diğerleri, kapıdan çıkarlar.)

 

SAHNE 2

 

(Nusrettin Bey, oturmakta; Çırak ayaktadır. Kapı açılır ve içeriye önde H.Cevdet, arkada diğerleri; içeri girerler.)

 

H.CEVDET: Baba, rahasız ettik kusura bakma..Kafamıza bir mesele takıldı. Biz de ehline müracaat edelim dedik ve size geldik.

 

NUSRETTİN BEY: Estağfurullah… Yardımcı olabileceksek.. buyurun neymiş mesele?

 

H.CEVDET: Hani Çanakkale Savaşında Seyit Onbaşı tek başına 275 kiloluk mermiyi kaldırıyor ya; sonra fotoğraf çektirmek için poz verirken neden kaldıramıyor?

 

NUSRETTİN BEY: Haa..(Biraz düşündükten sonra) Aslında bu işin ehli ben değilim, bunu Merhumun kendisine sormak lazımdı ama… Şimdi… Savaşta o mermiyi kendisi için kaldırmamıştı. Vatanımız için, Türk milletinin geleceğini kurtarmak için kaldırmıştı. Onun için; kaldırırken aslında yalnız değildi. Milletimizin duası, şehitlerimizin, kağnısıyla mermi taşıyan Eliflerimizin gücü onunlaydı. Bu sebeple, onların gücüyle kaldırmıştır. Ama daha sonra fotoğraf çektireceği zaman o mermiyi kendisi için kaldırmaya çalışmıştı; o fotoğrafta milletimiz, şehitlerimiz, Elifler, Mehmetler, Şahinler görünmeyecekti.  Bana göre sebep bu..

 

H.CEVDET: Babbaaa… Büyüksün….

 

(Önde H.Cevdet, arkada diğerleri çıkarlar.)

 

ÇIRAK: Usta… Şimdi sen gen çok derin laflar konuştun da ben bir şey anlamadım?

 

NUSRETTİN BEY: Sen boş ver, anlayan anladı.(Çırağa dönüp) Hadi Biz de eve gidelim. Vakit geç oldu..(Çıkarlar.)

---------------------------



İmza yok!
Tarih 10.03.2016 01:46:27 MesajAt | Alıntı Yap | Bilgileri | WebAdresi | Konuları

[1]

Hızlı Cevap
Mesaj Yazabilmek İçin Lütfen Üye Olunuz.
Veya Giriş Yapınız.


Şu Andaki Aktif Kullanıcılar (0)

Son 24 Saatte Aktif Olan Kullanıcılar (0)

Üye Rütbeleri
#Site Sahibi | @Site Yöneticisi | Forum Sorumlusu | Haber Editörü | Dosya Yöneticisi | Resim Editörü
Video Editörü | Döküman Editörü | Moderatör | Normal Üye | Banlı Üye

İstatistikler
Üyelerimiz 1026 konuda toplam 263 mesaj yollamışlar.
Şu anda 594 tane üyemiz var.
En Son Üyemiz: sibellam Aramıza Hoşgeldin.

Açık Forumlar Kilitli Forumlar


Powered by Eceabat Copyright ©2008

nike free run christian louboutin outlet polo ralph lauren prezzo gioielli tiffany polo ralph lauren prezzi nike roshe run louboutin outlet occhiali louis vuitton jordan scarpe borse michael kors spaccio hogan polo ralph lauren uomo

Site Metatagları      Tarım Blogu Yararlı siteler